Basın Duyurusu No: BB 02/16
26.01.2016

SEÇİLME VE SİYASİ FAALİYETTE BULUNMA HAKKINA İLİŞKİN BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ VE SAADET PARTİSİ
KARARI BASIN DUYURUSU


(Karara ulaşmak için tıklayınız)

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 10/12/2015 tarihinde Büyük Birlik Partisi ve Saadet Partisi bireysel başvurusunda (B. No: 2014/8843), Anayasa’nın 67. maddesinde güvence altına alınan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Olay ve Olgular

12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 24. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde başvurucu Büyük Birlik Partisi geçerli oyların %0,75’ini, diğer başvurucu Saadet Partisi ise geçerli oyların %1,26’sını almıştır. 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanun ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ek 1. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda siyasi partilerin devlet yardımı alabilmeleri için milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların %7’sinden fazla oy oranına ulaşma şartı, %3’e indirilmiştir. Başvurunun incelendiği tarihten önce 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde başvurucu siyasi partiler seçim ittifakı yaparak Saadet Partisi çatısı altında %2,06 oranında; 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde ise Büyük Birlik Partisi %0,53, Saadet Partisi %0,68 oranında oy almıştır.

İddialar

Başvurucular, Anayasa’nın 68. maddesinde siyasi partilere yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapılacağı hususunun düzenlendiğini, seçim barajını geçemeyen siyasi partilere devlet yardımı yapılmamasının adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu, bu durumun siyasi partiler arasında fırsat eşitsizliği yarattığını, devlet yardımı alınabilmesi için %3 oy alma koşulu getiren kuralın 2015 yılında yapılacak seçimlerde de uygulanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, dolayısıyla Anayasa’da yer alan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi, konuyu çoğulcu demokrasinin gerekleri bakımından ele almış, siyasi partilerin demokrasilerdeki önemli rolüne ve serbest seçim hakkı, seçme, seçilme, siyasi faaliyete bulunma haklarının pratikte ve etkili biçimde uygulanması gereğine dikkat çekmiştir. Mahkemeye göre, seçimlere katılarak millî iradenin oluşmasını sağlamayı temel hak ve ödev olarak üstlenen siyasi partilere çok partili demokratik düzenin gerekli kıldığı ölçüde devletçe yardım yapılması, onları paraca güçlü kimi kişi ve kuruluşların etki ve baskısı altına düşme tehlikesinden koruyacaktır.

Anayasa Mahkemesi, bu bağlamda 2820 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi ile getirilen hazine yardımından yararlanmak için %3 oranında oy alma şartının, bir sınır belirlenmesi yoluyla seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğunu belirtmiştir. Ancak asgari bir sınır konulmaması durumunda alınan her oyun devlet yardımı temelinde bir gelir kapısı olarak değerlendirilerek siyasi parti sayısını önemli ölçüde artıracağına dikkat çeken Anayasa Mahkemesine göre, devlet yardımına ilişkin olarak yapılan bir düzenlemede siyasi partilerin demokratik çoğulculuğu güçlendirme fonksiyonu ile aşırı ve işlemez bir parti enflasyonunun dengelenmesi beklenir. Başka bir ifade ile ölçülü bir sınırın belirlenmesi, seçilme hakkının etkinliğinin sağlanması için gereklidir.

Öte yandan siyasi partilerin tek gelir kaynağı, doğrudan yapılan devlet yardımı değildir. Bunun dışında 2820 sayılı Kanun’un 61. maddesinde belirtildiği üzere siyasi partilerin başka gelir kaynakları da bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, ayrıca sadece %10 ülke barajını aşarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen partilere hazine yardımı yapılması yoluna gidilmediğini, hazine yardımı yapılabilmesi için bu oranın çok altında olan %3 düzeyinde bir sınırın uygulanmasının, seçilme hakkına ölçülü bir müdahale olduğunu değerlendirmiştir.

Sonuç olarak 24., 25. ve 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde %3 sınırını aşamayan başvurucuların hazine yardımı alamaması nedeniyle Anayasa’nın 67. maddesinde güvence altına alınan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edilmediğine karar verilmiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2016
Ziyaretçi Sayısı :