Basın Duyurusu No: BB 10/16
11.03.2016

YAŞAM HAKKI KAPSAMINDA ETKİLİ SORUŞTURMA YÜRÜTME YÜKÜMLÜLÜĞÜNE İLİŞKİN DOĞAN DEMİRHAN KARARI BASIN DUYURUSU


(Karara ulaşmak için tıklayınız)

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 6/1/2016 tarihinde Doğan Demirhan (B. No: 2013/3908) bireysel başvurusunda, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Dayısına ait hurda dükkanında çalışmakta ve bu dükkanın üst katında dayısının oğlu Y.Ç. ile birlikte kalmakta olan başvurucunun oğlu E.D., olay günü söz konusu dükkanın yazıhane bölümünde sağ şakak bölgesinden aldığı tek tabanca mermisi isabeti nedeniyle ölü olarak bulunmuştur.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay hakkında başlatılan soruşturmada, E.D. ile aynı yerde kalmakta olan şüpheli Y.Ç.nin elinde atış artığı tespit edilmiştir.

Başvurucu, soruşturma makamlarına, oğlunun intihar etmesi için bir nedenin bulunmadığını, şüphelilerin ifadelerinin çelişkili olduğunu, olaydan sonra şüphelilerden birinin elinde atış artığı bulunduğu belirlenmesine rağmen bu şüphelinin ifadesinin bu konuda ve olaya ilişkin olarak yeniden alınması gerektiğini, oğlunun solak olması nedeniyle ölü muayene ve otopsi raporlarında saptandığı gibi intihar etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını bildirmiş ve soruşturmanın derinleştirilmesi talebinde bulunmuştur.

Soruşturma sonucunda, E.D.nin intihar ettiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

İddialar

Başvurucu, oğlunun ölümüne ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından etkili bir soruşturma yapılmadığını belirterek Anayasanın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usule ilişkin boyutunun ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi göre, bir ölüm meydana gelmişse, devletin pozitif yükümlülüğü kapsamında ölümün nedenlerini soruşturma ve sorumluları tespit ederek cezalandırma ödevi vardır. Yaşam hakkı kapsamında yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, yaşam hakkını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmasını ve sorumluların ölüm olayına ilişkin hesap vermelerini sağlamaktır. Bu bir sonuç yükümlülüğü değil, uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Diğer yandan, bu değerlendirmeler, hiçbir şekilde Anayasa’nın 17. maddesinin, başvuruculara üçüncü tarafları adli bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı verdiği ve devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza kararıyla sonuçlandırma ödevi yüklediği anlamına gelmemektedir.

Soruşturma yükümlülüğünün, sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğü olması, her soruşturmada, mağdurların olaylarla ilgili beyanlarıyla bağdaşan bir sonuca varılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Ancak soruşturma kural olarak, olayın gerçekleştiği koşulların belirlenmesini ve iddiaların doğru olduğunun kanıtlanması halinde sorumluların tespit edilerek cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte olmalıdır.

Başvuru konusu olayda, Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün yerine getirilip getirmediği yönünde yapılan değerlendirmede; soruşturmada yetkili mercilerce, müteveffanın solak olduğu ve ölüme neden olan ateşlemeyi sağ eliyle yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddiasının araştırılmaması, şüpheli Y.Ç.’nin ifadesinin kolluk tarafından alınmasından sonra el svapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda atış artığının saptanmasına ilişkin olarak ifadesinin yeniden alınmasının gerektiğinin gözetilmemesi gibi delillerin toplanması için makul olan tüm tedbirlerin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu şekilde ölüm olayının nedeni ve varsa sorumlu kişilerin ortaya çıkarılması imkânını zayıflatan ve derinliği ile ciddiyeti üzerinde önemli etki gösterecek nitelikte birtakım eksikliklerin bulunduğu anlaşılmış ve belirtilen eksiklikler nedeniyle yaşam hakkının usule ilişkin boyutunun ihlaline sebep olunduğu sonucuna varılmıştır.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2016
Ziyaretçi Sayısı :