Basın Duyurusu No: BB 14/16
23.03.2016

SÜRE AŞIMINA İLİŞKİN B.L.B KARARI BASIN DUYURUSU

(Karara ulaşmak için tıklayınız)

Anayasa Mahkemesi 25/2/2016 tarihinde B.L.B. (B. No: 2013/4690) bireysel başvurusunun, süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Olaylar

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında hırsızlık suçundan dava açmıştır. Mahkeme, başvurucunun para cezası ile mahkûmiyetine ve verilen cezanın ertelenmesine hükmetmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi başvurucu hakkındaki davanın zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir. Söz konusu karar, müşteki tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay hükmü onamıştır. Yargıtay ilamı 27/11/2012 tarihinde İlk Derece Mahkemesine ulaşmıştır. Başvurucu geçirdiği fıtık ameliyatı nedeniyle karardan geç haberdar olduğunu belirterek 17/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

İddialar

Başvurucu; kendisine iftira atıldığını, deliller değerlendirilmeksizin ve keyfî biçimde önce mahkûm edildiğini, sonrasında ise zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verildiğini, yargılamanın makul bir sürede sonuçlanmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ve olay nedeniyle alamadığı işçilik alacaklarının tazmin edilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucu; fıtık ameliyatı nedeniyle 4-5 ay dosyanın akıbetini Mahkemeden soramadığını, ameliyattan önce bir ay yerinden kalkamadığını ve sonrasında da iki ay süreyle raporlu olduğunu, ağrılarının geçmesinin ardından nihai kararı öğrendiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi bu iddia kapsamında özetle aşağıdaki değerlendirmeleri yapmıştır:

Başvurucuların bireysel başvuruda bulunmak için dava ve başvurularını takip etmek için gerekli özeni gösterme yükümlülükleri vardır. Başvurucular veya vekillerinin ilk derece mahkemesine ulaşan kararın bir örneğini almak için özenli davrandıklarını kanıtlamaları gerekir.

Erişilebilir olan nihai kararın en geç üç ay içinde ilgilileri tarafından bilindiği ve gerekçesinin öğrenildiği kabul edilmelidir. Aksi tespit edilmediği sürece bireysel başvuru için Kanun'da öngörülen otuz günlük başvuru süresi nihai kararın bilindiği ve gerekçesinin öğrenildiği kabul edildiği andan başlayacaktır.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nde, mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeretin başvuru süresini uzatacağı kurala bağlanmış olup bu hususlara ilişkin bir belirleme veya tanımlama yapılmamıştır. Hangi hâllerin haklı mazeret olduğunun önceden belirlenmesi mümkün olmadığından, ileri sürülen mazeretin haklı olup olmadığının her başvuruda olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Başvuru konusu olayda, başvurucu bel fıtığı ameliyatı olması dolayısıyla Yargıtay’ın kararını 20/5/2013 tarihinde öğrenebildiğini belirtmektedir. Başvurucu hangi tarihte ameliyat olduğuna dair bir belge sunmamıştır. 4/3/2013 tarihli raporda ise başvurucunun rahatsızlığının ağır olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmamış, sadece akut ağrı tanısına yer verilmiştir. Hastalığın yatarak tedavisinin yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle yatış işlemlerinin uygulanmadığı, ayaktan istirahatin yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. 14/3/2013 tarihli raporla da başvurucunun bu tarih itibarıyla çalışabilecek durumda olduğu tespit edilmiştir.

Başvurucu 21/3/2013 tarihli bir rapor daha sunmuş ise de bu rapor, düşme nedeniyle acil polikliniğinden verilmiştir ve ağır hastalık şeklinde bir tespit içermemektedir. İstirahat süresi belirli olmamakla birlikte tek hekim tarafından hazırlanması nedeniyle raporun, on günü geçemeyeceği ve azami 31/3/2013 tarihine kadar geçerli olacağı görülmektedir. Dolayısıyla özen yükümlülüğü kapsamında en geç 27/2/2013 tarihinde başvurucunun kararın içeriğini öğrendiği kabul edildiğinden ve bu tarihten sonra otuz gün içinde başvuruda bulunulması gerekirken 17/6/2013 tarihinde yapılan başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2016
Ziyaretçi Sayısı :