Basın Duyurusu No: BB 33/16
24.06.2016

MÜLKİYET HAKKINA İLİŞKİN NUSRAT KÜLAH KARARI BASIN DUYURUSU

(Karara ulaşmak için tıklayınız)

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 21/4/2016 tarihinde Nusrat Külah tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2013/6151), Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucunun hak sahibi olduğu arazi Kültür Parkı spor alanı içinde kaldığı gerekçesiyle anlaşma suretiyle kamulaştırılarak 17/7/1998 ve 27/4/1998 tarihlerinde yapılan tescil işlemleriyle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiştir. Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından 20/7/1998 tarihinde söz konusu taşınmazın da bulunduğu alanda imar planı tadilatı yapılmış, taşınmazın imar durumu ticari alan olarak 2/11/1998 tarihinde ihale yoluyla üçüncü kişilere satılmış, arazi üzerine bir iş yeri inşa edilerek "iki katlı betonarme market" niteliğiyle tapuda tescil edilmiştir.

Başvurucu kamulaştırma sonucu mülkiyeti devredilen ancak imar planındaki konumu değiştirilerek üçüncü kişilere satılan taşınmazın dava tarihindeki değeri ile ödenen kamulaştırma bedelinin arasındaki farkın tahsili istemiyle 13/9/2011 tarihinde Büyükşehir Belediyesi aleyhine tazminat davası açmıştır. Mahkeme 31/5/2012 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Temyiz edilen karar Yargıtay tarafından 27/12/2012 tarihli kararla onanmış, karar düzeltme istemi reddedilmiştir.

Başvurucunun paydaşı olduğu taşınmazın diğer paydaşlarından bazıları yine kamulaştırılan taşınmazın amacına uygun kullanılmadığı gerekçesiyle iadesi veya bedelinin tazmini istemiyle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi aleyhine 25/6/2010 tarihinde tazminat davası açmış, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar temyiz edilmiş, Yargıtay 20/3/2012 tarihli kararıyla Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca taşınmaz maliki ile varılan uzlaşma sonucu yapılan kamulaştırmalara karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle hükmün bozulmasına hükmetmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 8/1/2013 tarihli kararında önceki hükümde direnilmesine karar vermiştir. Direnme hükmünün temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından 27/11/2013 tarihinde İlk Derece Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesinin somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığına ilişkin direnme hükmünün yerinde görüldüğü belirtilerek bu Kanun'un 22. ve 23. maddelerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlgili Daire 5/11/2014 tarihinde hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Bozma ilamı sonrası devam edilen yargılama henüz sonuçlanmamıştır.

Başvurucunun İddiaları

Spor alanı yapılması amacıyla kamulaştırılan taşınmazın amacına uygun kullanılmayıp imar planında yapılan değişiklik ile ticari alana çevrilerek üçüncü kişilere satılması üzerine açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılama sırasında benzer bir davada karar verildiği belirtilerek bu davanın bekletici mesele yapılması talep edilmesine rağmen yargılamanın sonuçlandırılması nedeniyle adil yargılanma hakkının, aynı konuya ilişkin açılan başka bir davanın kabul edilmesine rağmen somut olayda davanın reddedilmesi nedeniyle de eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmiştir.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi kararında özetle aşağıdaki değerlendirmeleri yapmıştır:

Başvuru konusu olayda kamu yararı kararında açıklanan amaç kamuya açık bir parkta spor alanı oluşturmak olup bu amaçla imar düzenlemesi ve kamulaştırma işlemi yapılmıştır. Kamulaştırma işlemi yapıldıktan sonra ise başvurucunun payının bulunduğu taşınmaz, bu kamu yararı amacının gerektirdiği şekilde spor alanına dönüştürülmemiş, kamulaştırma işleminin yapıldığı tarihten yaklaşık yedi ay gibi kısa sayılabilecek bir süre içerisinde ticari alana dönüştürülerek bu taşınmazın bir bölümü üçüncü kişilere satılmıştır. Diğer bir deyişle idare, kamulaştırılan taşınmaz yönünden kamu yararı kararında belirtilen amacı gerçekleştirmediği gibi esasında bu taşınmazı başka bir kamu yararı amacı doğrultusunda da kullanmamıştır. Üstelik imar planında "spor alanı" olduğu gerekçesiyle kamulaştırdığı taşınmazın imar durumunu "ticari alan" olarak değiştirmiş, kamulaştırılan taşınmaz yönünden yaptığı bu değişiklikle artı değer oluşturmuş ancak bu değerden başvurucuyu yoksun bırakarak taşınmazın bir bölümünü bu şekilde özel kişilere devretmiştir.

Buna göre İdare, kaynağını Anayasa ve yasalardan alan imar düzenlemeleri ve kamulaştırma işlemleriyle yöntemince kamu yararına dayalı olarak mülkiyetini devraldığı taşınmaz bölümünü, bu işlemlerin dayandığı kamu yararı amacını somut olarak gerçekleştirmeden devretmek suretiyle sadece gelir sağlayıcı bir mülkiyet transferine yol açmıştır.

Dolayısıyla kamulaştırmanın dayandığı kamu yararı amacı bulunmadan mülkiyet hakkına müdahale edilerek Anayasa'nın 35. maddesindeki güvencelere aykırı olarak başvurucu mülkünden yoksun bırakılmıştır. Kamulaştırma yoluyla yapılan müdahale bakımından kamu yararı amacının somut olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin meşru amaç unsurunu taşımadığı kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2016
Ziyaretçi Sayısı :