BASIN DUYURUSU

1/8/2018

BB 37/18

Gazetede Yayımlanan Bir Köşe Yazısı Nedeniyle Aleyhe Tazminata
Hükmedilmesinin İfade ve Basın Özgürlüklerini İhlal Etmesi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 7/6/2018 tarihinde, Mehmet Doğan (B. No: 2014/8875) başvurusunda Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ve başvurucuya tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Olaylar

Kültür ve edebiyat alanında birçok eserin yazarı olan, bir dönem Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliği de yapan başvurucu, olay tarihinde ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetede köşe yazarıdır.

Başvurucu, dönemin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Üyesi davacının "Bazı davalara el attık" şeklindeki sözlerinden hareketle 2010 yılındaki Anayasa değişikliği referandumunun hemen öncesinde HSYK tarafından yapılan tasarrufları eleştirmiştir.

Davacı, bahsi geçen köşe yazısında yer alan bazı ifadelerin hakaret niteliğinde olduğu iddiasıyla başvurucu aleyhine manevi tazminat davası açmıştır.

Sulh Hukuk Mahkemesi, başvurucunun manevi tazminat ödemesine hükmetmiş, karar Yargıtayca onanmıştır.

İddialar

Başvurucu, yazıda davacının isminin tek bir yerde geçtiğini, eleştirilerin HSYK'ya dönük olduğunu ve somut olgulara dayandığını iddia etmiş, tazminat ödemeye mahkûm edilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri, ifade ve basın özgürlüklerini koruma altına almaktadır.

Demokratik bir toplumda basına, siyasetçileri ve kamu görevlilerini eleştirme ve onlar hakkında yorum yapma hakkı tanınmış olmakla birlikte bu eleştirilerin kişilerin itibarlarına zarar verir boyuta ulaşmaması gerekir.

Somut olaydaki başvuru konusu köşe yazısında, HSYK'nın halkoylaması öncesi yaptığı tasarruflar, ironik bir tarzda eleştiri konusu yapılmıştır. Başvurucunun, köşe yazısında ağır eleştirilere yer verdiği görülmekle birlikte söz konusu yazıda sarf edilen sözlerin genel yarar nitelikli bir tartışmaya katkı sunduğu kabul edilmelidir.

Anayasa Mahkemesi başvurucunun söz konusu köşe yazısı nedeniyle mahkeme tarafından 3 bin 500 TL tazminat ödemesine karar verilmesinin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Bu durumda ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir.

Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir.

Diğer taraftan somut olay bağlamında yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi ihlale yol açan yargılama sürecine muhatap olan başvurucunun bu sürede uğradığı bütün zararları gidermemektedir. Üstelik ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmekle birlikte başvurucunun muhatap olduğu yargısal süreç devam etmektedir.

Dolayısıyla ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle ve yeniden yargılama suretiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 3 bin TL manevi tazminat ödenmesi gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle, Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ve başvurucuya net 3 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2019