BASIN DUYURUSU

19/10/2018

BB 61/18

Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali İddiasının 6384 Sayılı Kanuna Göre
Tazminat Komisyonunun Yetkili Olması Nedeniyle Kabul Edilemez Olduğu

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 12/9/2018 tarihinde, Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828) başvurusunda adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucu, hakkındaki yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Başvuru sonrasında, 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a eklenen geçici maddeyle yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi/edilmemesi şikayetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Komisyon) tarafından incelenmesi öngörülmüştür. 

İddialar

Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

Mahkemenin Değerlendirmesi

6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddeye göre makul sürede yargılama yapılmaması ile mahkeme kararlarının icra edilmemesi iddialarıyla 31/7/2018 tarihinden önce Anayasa Mahkemesine yapılan ve münhasıran bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel başvuruların Komisyon tarafından incelenerek karara bağlanması öngörülmüştür.

Sonradan açılan bu başvuru yolunun; ulaşılabilirlik, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekir.

6384 sayılı Kanun, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde Komisyona başvurma imkânı tanımaktadır. Sonradan oluşturulan bu başvuru yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve kişilere makul bir süre içinde doğrudan başvuru imkânı tanıyarak başvuruda kolaylık sağlaması nedenleriyle ulaşılabilir olduğu sonucuna varılmıştır.

Komisyonun yapısının Kanun ile önceden belirlenmiş olması, özellikle Komisyon kararlarına karşı yargı yolunun açık olması ve bu kapsamda adil yargılanma hakkına ilişkin güvencelerin yargılama sırasında sağlanması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde söz konusu başvuru yolunun başarı şansı sunma kapasitesine sahip olduğu tartışmasızdır.

Komisyon tarafından ödenmesine hükmedilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde ilgili Bakanlık tarafından ödenmek zorundadır. Komisyonun kararlarına karşı itiraz kanun yoluna müracaat imkânı da tanınmıştır.

Sonuç olarak söz konusu başvuru yolunun tazminat ödenmesine imkân tanıması ve bu mümkün olmadığında başka türlü telafi imkânları sunması nedeniyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama kapasitesine de sahip olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Başvurucunun ihlal iddiaları dikkate alındığında ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görünen Komisyona başvuru yapması gerekmektedir. Bu başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesinedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2019