BASIN DUYURUSU

22/1/2019

BB 6/19

Basın Açıklamasına Katılımdan Dolayı Disiplin Cezası Verilmesi Nedeniyle
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 26/12/2018 tarihinde, Yılmaz Güneş ve Yusuf Karadaş (B. No: 2015/10676) başvurusunda Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Devlet okulunda öğretmen olarak görev yapan başvurucular, üyesi oldukları sendikanın “Ana Dilde Eğitime Destek” etkinliğine katıldıkları gerekçesiyle kınama disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.

Başvurucuların idari makamlara yaptıkları itirazın reddedilmesi üzerine sendika tarafından başvurucuları temsilen, disiplin cezalarına karşı iptal davaları açılmıştır. Söz konusu davalar İdare Mahkemesince reddedilmiştir.

Davanın reddi kararlarına karşı yapılan itiraz ve karar düzeltme başvuruları Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmemiştir.

İddialar

Başvurucular, demokratik haklarını kullanmak maksadıyla sendikanın çağrısı üzerine basın açıklamasına katıldıklarını belirterek disiplin cezası verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Kolektif bir şekilde kullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı veren toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını güvence altına almıştır.

Somut olayda Anayasa Mahkemesi, toplantı özgürlüğüne yapılan müdahalenin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca cevap verip vermediğini ve kısıtlamanın ulaşılmak istenen amaçla orantılı olup olmadığını incelemiştir.

Sendika tarafından organize edilen yürüyüş ve basın açıklaması sırasında bir terör örgütü liderini övücü mahiyette sloganlar atılmıştır. Ancak yürüyüş ve basın açıklaması esnasında şiddet hareketleri görüldüğüne, başvurucuların bu şiddet hareketlerine katıldıklarına ya da yürüyüş ve basın açıklaması esnasında atılan sloganlara iştirak ettiklerine dair herhangi bir tespitte bulunulmamıştır.

Başvurucular sırf anılan sloganların atıldığı bir etkinliğe katılmış olmaları sebebiyle disiplin cezalarına muhatap olmuştur.

Şiddet içermeyen bir etkinliğine katılan, terörü övücü mahiyetteki sloganlara iştirak etmeyen ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan başvurucuların kamu görevlisi olmaları durumunda dahi toplantı özgürlüklerinin korunması gerekir.

Barışçıl bir gösteride bazı kimselerin bu fırsatı kullanarak terör örgütü liderini övücü mahiyette slogan atmaları, bu toplantıya katılanların tümünün toplantı hakkına müdahale edilmesini haklı kılmaz.

Böyle durumlarda kamu makamlarının toptan bir cezalandırma yerine barışçıl toplantı yapanlarla terörü övücü mahiyette slogan atanları ayrıştırma ödevi vardır.

Yasaklanmış davranışlarda bulunmayan başvurucuların herhangi bir kınanabilir olaya karışmadıkları da gözönüne alındığında küçük de olsa bir cezaya muhatap olmamaları gerekir.

Başvurucuların cezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı, haklarına yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olmadığı değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle, Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2019