BASIN DUYURUSU

6.4.2026

ND 11/26

Nüfusu 2.000’in Altına Düşen Belediyelerin Köye Dönüştürülmesini Öngören Kuralın İptal Talebine İlişkin Karar

Anayasa Mahkemesi 15/1/2026 tarihinde E.2025/182 numaralı dosyada, 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesinin ikinci fıkrasının yeniden düzenlenen birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.

Dava Konusu Kural

Dava konusu kuralda, nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesi öngörülmektedir.

Başvuru Gerekçesi

Dava dilekçesinde özetle; kuralın kamu yararına yönelik olmadığı, yapılacak dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı ve nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı olarak idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (CBK) yapılması anayasal bir zorunluluk olduğundan kural uyarınca nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülme usulü de kanunla veya CBK’yla gerçekleştirilecektir. Bu itibarla kuralda Anayasa’nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Mahallî idarelerden olan belediyenin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemeler içeren kuralın mahallî idarelerin özerkliği ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Kural kapsamında belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılırken yöre halkının beş yıllık seçim dönemi için ortaya çıkan iradesinin dönem sonuna kadar geçerliliğine dokunulmadığı gibi tüzel kişiliği kaldırılan belediye halkının yeni seçim döneminde yine yerinden yönetim birimi olan köy tüzel kişiliğinin organlarını oluşturmak üzere seçme hakkını kullanmasına imkân tanındığı da görülmektedir. Dolayısıyla kuralla belediyelerin tüzel kişilikleri sona erdirilirken Anayasa’nın 127. maddesinde belirtilen özerkliğin korunduğu anlaşılmıştır.

5393 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasının iki ila beşinci cümleleri ile anılan maddenin üçüncü fıkrasında belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasa ayrıntılı olarak yer verildiği görülmüştür. Kuralın bu yönüyle kapsamının açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bununla birlikte hukuk devletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucu, mahallî idarenin oluşumu ve nitelendirilmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamda kanun koyucu, mahallî idarelerin kuruluş esaslarını, maddi ve usule ilişkin çerçeveyi belirlemek koşuluyla ölçek sorununu dikkate alarak daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak amacıyla bir belediyenin ya da köyün tüzel kişiliğini kaldırabilir; belediyeyi köye, köyü belediyeye dönüştürebilir. Dolayısıyla kuralla daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak amacıyla nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinde kamu yararı dışında bir amaç gözetildiği söylenemez.

Sonuç olarak nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahallî idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahallî idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.