Konuşmalar
|
15 Kasım 2025 Cumartesi | Paylaş & İndir |
Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu 3. Konferansı
“İnsan Haklarının Standardizasyonu ve Anayasa Yargısının Rolü”
Antalya
15 Kasım 2025
Saygıdeğer Sayıştay Başkanı,
Saygıdeğer Yargıtay Başsavcısı,
Sayın Danıştay Başsavcısı,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye, Azerbaycan ve Lihtenştayn’ın Saygıdeğer Hakimleri,
Afrika Anayasa Yargısı Konferansının Saygıdeğer Daimî Genel Sekreteri,
Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu Üyesi ve Gözlemcisi Ülkelerin Anayasa Mahkemelerinin Saygıdeğer Başkanları ve üyeleri,
Moldova Anayasa Mahkemesi’nin Değerli Başkanı
Azerbaycan Anayasa Mahkemesi’nin Değerli Üyeleri
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi’nin Değerli Başkanı ve Üyesi
Mahkememizin Değerli Başkanvekilleri ve Üyeleri
Kıymetli Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
Sizleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi adına en kalbi duygularımla saygıyla selamlıyorum. Balkan Ülkeleri Anayasa Yargısı Forumu kapsamında düzenlediğimiz konferansın hepimiz için verimli ve anlamlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.
Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan askerî kargo uçağımızın Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşmesi sonucu şehit olan kahraman evlatlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, silah arkadaşlarına ve yüce milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.
Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nun 3. Yıllık konferansına ve “İnsan Haklarının Standardizasyonu ve Anayasa Yargısının Rolü” temalı uluslararası sempozyuma ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Balkan coğrafyasının anayasa mahkemelerinin seçkin hukukçularını bir araya getiren bu forumun, hukuk devleti ve insan hakları ortak paydasında oluşan diyalog zeminini geliştireceğine yürekten inanıyorum. Ayrıca, aramızda bazı misafir ve gözlemci mahkemeler ile kurum temsilcileri ve davetlilerin bulunmasının da toplantımızı daha bir anlamlı kıldığını düşünüyorum. Misafirlerimize, değerli katılımlarından ve gösterdikleri iş birliği ruhundan dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Katılımları, sadece sempozyumun zenginleşmesini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda bölgesel iş birliği ve diyaloğun güçlenmesine de hizmet edecektir.
Bu yıl toplantımızın Antalya’da düzenleniyor olması, sembolik anlamlar da taşımaktadır. Zira Antalya, binlerce yıllık tarihi boyunca farklı medeniyetlere, inançlara ve kültürlere ev sahipliği yapmış; Akdeniz’in doğusundaki bu bereketli topraklarda çeşitliliği bir arada yaşatmanın en güzel örneklerini sunmuştur. Balkan coğrafyası da aynı şekilde, tarih boyunca farklı halkların, dillerin ve inançların bir arada yaşadığı; Avrupa’nın en zengin kültürüne sahip bölgesi olmuştur.
Bu açıdan bakıldığında, Antalya ile Balkanlar arasında doğal bir bağ kurmak mümkündür: Her ikisi de çoğulculuğun, birlikte yaşama kültürünün ve karşılıklı anlayışın sembolü olmuş yerlerdir. Bugün burada bir araya gelişimiz de bu ortak mirasın çağdaş bir tezahürüdür. Çünkü insan haklarının korunması, çeşitlilik içinde birlik ilkesinin modern hukuktaki karşılığıdır. İnsan hakları, toplumların ortak vicdanını ve insan onuruna dayalı ortak yaşam kültürünü şekillendiren evrensel bir dil niteliği taşır.
Bugün burada, coğrafi sınırların ötesinde, ortak bir tarihî mirasa, kültürel yakınlığa ve hukuk anlayışına sahip ülkelerin temsilcileri olarak da bir aradayız. Balkanlar, yüzyıllar boyunca farklı milletlerin, dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı; çeşitliliğiyle zenginleşen bir bölgedir. Bizi bir araya getiren şey, işte bu ortak geçmişin üzerine inşa edilen hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarına saygı idealleridir. Bu idealleri hayata geçiren ve koruyan en temel güvence ise anayasa yargısıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında anayasa yargısına, bu değerlerin garanti altına alınmasında ve demokratik toplum düzeninin korunmasında önemli bir sorumluluk yüklenmiş, demokratik ilkelerin koruyucusu olarak önemli bir rol verilmiştir. Temel olarak yasama ve yürütme işlemlerinin anayasaya uygunluğunu denetlemekle görevli kılınan anayasa yargısının varlık nedeni anayasalarda yer alan temel değerlerin, ilkelerin, esas ve hükümlerin korunmasıdır. Anayasa yargısına, insanı ve devleti, adalet temelinde yaşatma ortak amacını gerçekleştirmek üzere varlık kazandırılmıştır.
Bu bağlamda anayasa yargısının asli görevinin temel hak ve özgürlükleri güvence altına alarak, egemenlik yetkisinin kullanımını demokratik ilkeler çerçevesinde belirleyen ve toplumsal sözleşme olarak adlandırılan anayasaların işlevselliğini sağlamak olduğu ifade edilebilir.
Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ve geliştirilmesine ilişkin olarak anayasa ve yasalarda birtakım kurallara yer verilmiş olsa da anayasal denetim organı olan anayasa mahkemelerinin rolü bu bağlamda yadsınamaz. Günümüzde demokratik ülkelerin çok büyük bir kısmında kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen anayasa mahkemeleri bulunmaktadır. Diğer yandan bireylerin anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan anayasa mahkemelerine erişimlerini sağlayan anayasa şikâyeti veya bireysel başvuru da gittikçe yaygınlaşarak anayasa yargısının parçası hâline gelmiş bir uygulamadır. Bu yönüyle anayasa mahkemeleri, yalnızca hukuku uygulayan değil, aynı zamanda toplumsal barışı ve adalet idealini yaşatan kurumlar olarak da büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler.
Küreselleşen dünyada, anayasa yargısı artık yalnızca ulusal sınırlarda değil, evrensel hukuk normları ve uluslararası yargı içtihatları ile şekillenmektedir. Bu nedenle, farklı ülkelerin anayasa mahkemeleri ve yüksek yargı organları arasındaki iş birliği, hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, bireysel hakları daha etkili korumak ve küresel çapta adaletin tesisi için kritik bir önem taşımaktadır.
Bir başka söyleyişle anayasa mahkemeleri arasındaki iş birliği, günümüzde ulusal sınırları aşan bir hukuk kültürünün oluşmasında kilit bir rol oynamaktadır. Çünkü anayasa yargısı, her ülkenin kendi tarihsel ve toplumsal koşullarına dayanmakla birlikte, özü itibarıyla hukukun üstünlüğü ve insan onuru gibi ortak değerlere ve temel hakların evrenselliğine dayanmaktadır. Bu ortak değerlerin korunması ve geliştirilmesi, artık yalnızca ulusal mahkemelerin değil, bölgesel ve küresel düzeyde diyalog içinde çalışan anayasa yargısının da görevidir.
Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu, Balkan devletlerinin Anayasa Mahkemelerini bir araya getirerek yalnızca yargısal deneyim paylaşımını değil, aynı zamanda karşılıklı anlayışa ve ortak ilkelere dayanan bir hukuk kültürünü inşa etme çabasıdır.
Bu forum, Balkan coğrafyasının çeşitliliğini bir zenginlik olarak gören, farklı geleneklerden beslenen ama insan hakları, adalet ve anayasanın üstünlüğü ilkelerinde buluşan bir diyalog zemini sunmaktadır.
Bu forum aynı zamanda barışa, adalete ve hukuka olan ortak inancın çağdaş bir yansımasıdır. Zira, artık insan haklarının korunması, yalnızca ulusal sınırların konusu olmaktan çıkmış; uluslararası ve bölgesel düzeyde ortak standartlar etrafında şekillenmeye başlamıştır.
Bu bağlamda Balkan ülkelerinde de anayasal değerlerin korunması, demokrasi ve insan haklarının güçlendirilmesi amacıyla anayasa yargısı alanında iş birliğini geliştirmek, güncel konuları tartışmak ve iyi uygulamaların paylaşılacağı kalıcı bir platform oluşturmak hedefiyle 27 Ekim 2023 tarihinde Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumunun Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Bu Mutabakat Zaptı ile Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemeleri Forumun kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Bildiğiniz üzere, forumun daimî sekretaryası, Bulgaristan Anayasa Mahkemesi tarafından yürütülmektedir. Bu vesileyle Bulgaristan Anayasa Mahkemesine başarılı çalışmaları için şükranlarımı sunuyorum.
Değerli konuklar,
Türkiye, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin evrensel ilke ve standartları içselleştirmiş; Avrupa Konseyi’ne ilk üye olan ülkelerden biri olmuştur. Ülkemiz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne 1954 yılında taraf olmuş; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkını 1987’de, Mahkemenin kararlarının bağlayıcılığını ise 1990 yılında kabul etmiştir. Bu gelişmelerin ardından 2004 yılında başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, Türkiye’nin taraf olduğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere üstünlük tanıyan anayasa değişikliğini gerçekleştirmiştir.
Türk Anayasa Mahkemesi de iç hukuk sistemimizdeki çalışmalarının yanı sıra bu çalışmalarla bağlantılı olarak uluslararası alanda da etkin faaliyetler yürütmektedir. Mahkememiz; Dünya Anayasa Yargısı Konferansı, Avrupa Anayasa Mahkemeleri Konferansı (CECC), Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliği (AACC), Balkan Ülkeleri Anayasa Mahkemeleri Forumu ve Afrika Anayasa Yargısı Konferansı (CJCA) gibi pek çok uluslararası platformdaki aktif üyelik ve gözlemcilik çerçevesinde uluslararası hukuk camiasında üstlendiği roller kapsamında çok sayıda etkinliğin paydaşı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Mahkememiz, dünyanın farklı coğrafyalarından, farklı kültürlerinden üyelerin bir araya geldiği bu kuruluşların yanı sıra, İslam Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı (İDAY) ve Türk Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı (TÜRK-AY) gibi kurucusu olduğu uluslararası platformlarda da anayasa yargısı kurumlarıyla bilgi ve deneyimlerini paylaşmaktadır.
Tüm bunların yanı sıra farklı ülkelerin yüksek mahkemeleriyle de otuzdan fazla ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktadır.
Hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin evrensel ilke ve standartları içselleştirmiş olan Türk Anayasa Mahkemesi Balkan Ülkeleri Anayasa Mahkemeleri Forumu’na da bu perspektiften bakmaktadır.
Değerli Konuklar,
Ortak kültüre sahip Balkan Devletleri arasında anayasal idealleri güçlendirmenin yolu, yalnızca benzer değerlere sahip olmaktan değil, aynı zamanda bu değerleri yaşatan kurumlar arasında somut adımlar atılmasından geçmektedir. Balkan ülkeleri arasındaki anayasa yargısı alanındaki iş birliği, ortak eğitim programları, karşılıklı uzman değişimleri, yargısal diyalog toplantıları ve ortak bildiriler aracılığıyla derinleştirilebilir. Anayasa mahkemelerinin ve eşdeğer kurumların karşılaştıkları güncel sorunları benzer tarihsel ve hukuki bağlamlarda tartışmaları, hem ortak bir hukuk kültürünün gelişmesine hem de bölgesel dayanışmanın güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Bu doğrultuda; Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu kapsamında, karar paylaşımı, ortak akademik çalışmalar ve yaz okulları gibi faaliyetlerle aramızdaki diyalog kalıcı ve verimli hale gelecektir. Böylece, anayasa yargısı yalnızca ulusal düzeyde değil, bölgesel düzeyde de hukukun üstünlüğü ve insan hakları ideallerinin daha nitelikli olarak korunup geliştirilmesinde önemli bir rol ifa edecektir.
Dolayısıyla Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu, bölge ülkeleri arasında anayasal diyalogun güçlenmesi ve ortak anayasal değerlerin geliştirilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olacaktır. Bu alanda atılacak yeni somut adımlar, Balkan ülkelerinin yalnızca ortak anayasal sorunları tartışmalarına değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğü, insan haklarının korunması ve demokratik standartların yükseltilmesi yönünde ortak ilkeler geliştirmelerine de imkân sağlayacaktır. Böylelikle, bölgesel düzeyde anayasa yargısı alanında kalıcı bir diyalog ve dayanışma mekanizması tesis edilecek; Avrupa anayasa yargısı alanındaki çok taraflı iş birliklerine benzer şekilde ve onlarla uyum içinde Balkanlar’a özgü bir anayasal dayanışma modeli ortaya çıkacaktır.
Değerli Konuklar;
İnsan haklarını korumak, yalnızca bir yargı görevi değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına verilen bir sözdür. Hal böyle olunca, hep birlikte atacağımız adımlar, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarının korunmasını Balkan coğrafyasının ortak paydası haline getirecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, toplantımızın başarılı geçmesini, insan hakları ve anayasa yargısı alanında yeni ufuklar açmasını diliyorum.
Konferansa katılma nezaketi gösteren Balkan Ülkeleri Anayasa Mahkemeleri’nin Değerli Başkan ve üyelerine; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Hâkimi Sayın Prof. Dr. Saadet YÜKSEL Hanımefendi ile Lihtenştayn Hâkimi Sayın Alain CHABLAİS (Alen Şable) Beyefendi’ye ve Azerbaycan Hâkimi Sayın Latif Huseynov Beyefendiye; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi Başkanı Sayın Bertan ÖZERDAĞ’a; Afrika Anayasa Yargısı Konferansı Daimi Genel Sekreteri Sayın Moussa Laraba’ya; Azerbaycan Anayasa Mahkemesi’nin sayın üyelerine; Kosova Anayasa Mahkemesi eski Başkanı sayın Gresa Caka Nimani’ye; Kıymetli Sayıştay Başkanımıza, Yargıtay Başsavcımıza ve Danıştay Başsavcımıza, Sayın Valimize, Mahkeme Başkanlarımız ile Başsavcılarımıza ve Sayın Adalet Bakan Yardımcımız Niyazi Acar’a en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum.
Ayrıca Mahkememizin değerli başkanvekillerine, üyelerine ve raportörlerimize, toplantının kusursuz gerçekleşmesi için çok yoğun ve özverili bir çaba gösteren genel sekreterliğimize ve idari personelimize de aynı duygularla çok çok teşekkür ediyorum.
Ve son olarak programları nedeniyle katılamayıp Balkan Forumu Konferansımıza mesaj gönderen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.
Hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
| Kadir ÖZKAYA |
| Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Başkanı |